Şubat 2012
74 gönderi
Fin
Sanırım bu buraya yazacağım son yazı olacak o yüzden belli hatları yok söyleyeceklerimi söyleyip defolup gitmek niyetindeyim. Malumunuz bir aşk yaşadım (bitti demiyorum hala etkisindeyim), red mi edildim, kabul edilmedim mi, kovuldum mu, tek taraflı mıydı, karşılıklı mıydı hiç birinin somut cevapları yok, araf kalınmış aylar geçti ve gitti. Pişman mıyım? Sanırım soru böyle olmamalı. İsteyerek...
Şub 24
1 yorum
Hissediyorum bugün büyük gün
Şub 24
Şub 23
7 yorum
“Bana sorarsan -ki sormasan da olur-, Yüreğindedir yaşamın bütün ipuçları.”
– Özdemir İnce (via icguveysindeniclice)
Şub 23
18 yorum
Anonim şunu sordu: adı ne bu kızın
Şub 23
Şu dünyada sigaranında bereketi kalmadı ya bişey demiyorum lan daha saat 1 de aldım ne çabuk bitti anasını satıyım
Şub 23
1 yorum
Masadaki anahtarı ararsınız ararsınız göremezsiniz hani bazen… Bazen gözünüzün önündekileri görmemeniz kör olduğunuz anlamına gelmez, görmek istemiyorsan, inanmak istemiyorsan kimse sana yardımcı olamaz. Bazen de insan yazı özler kışın en soğuk günlerinde, ayazı “kulak arkasında” hissettikçe yazı özler, yaz gelir söz verir kendi kendine kış gelsin valla bi daha yaz gelsin...
Şub 23
Şub 23
204 yorum
"Dualarımı kabul etmemesinden bildim O'nu!" Yandaş... →
Şub 23
Şub 23
13 yorum
Şub 22
31 yorum
1 etiket
Şub 21
19 yorum
Şub 21
276 yorum
Şub 21
22 yorum
Şub 19
1 yorum
Şub 19
1 yorum
Şub 19
1 yorum
Şub 19
4.587 yorum
Şub 19
11 yorum
Şub 19
1.562 yorum
Şub 18
41.044 yorum
Şub 18
Şub 18
Şub 18
Şub 18
Şub 18
27.705 yorum
Şub 18
60.706 yorum
Şub 17
107 yorum
“Geriye kalan, gözyaşlarımdan süzdüğüm şu bir avuç kahkahadır…”
– Aziz Nesin (via ecemaydn)
Şub 17
18 yorum
Anonim şunu sordu: siz ayrıldınız mı?
Şub 16
Şub 16
6 yorum
Şub 16
403 yorum
Şub 16
548 yorum
Şub 15
7 yorum
1 etiket
sana birçok şey yazdım hiçbir şey yazmamış gibiyim ama bir eksiklik var nedir,bilmem
Şub 15
4 yorum
“Denizin derinliği, köprünün yüksekliğiyle eşit mi dersin? Ya da boğazımda...”
– Cem Turhan
Şub 15
2 yorum
“İmkansız”la “olabilir” düşünceleri ne kadar birbirine yakındır dersin? Senden her uzaklaştığımda içimde anlandıramadım hisler uyandırdın. Cem Turhan
Şub 15
1 yorum
Beden dediğin aşka vesile. İnsan ruhlara aşık olur, sevdikçe başkasını kendini bulur.
Şub 14
2 yorum
Şub 12
379 yorum
Şub 8
“Unutan iyileşir”
Şub 8
4 yorum
Şub 7
“Gülümsemek, iki insan arasındaki en kısa mesafedir”
– Victor Borge (via turuncubalikbenmisim)
Şub 7
9 yorum
“Ki beklemek en korkunç halidir yaşamanın…”
– Leyla ile Mecnun’dan
Şub 6
3 yorum
Bugün hayatımın 3. iş teklifini almış bulunuyorum :)
Şub 6
1 yorum
A: Bak bahar geliyor Tahir!
B: Eeee?
A: Kapat şu müziği beni dinle!
B: ?
A: Bahar diyorum, mevsimler geçti yaz bitti, sonbahar da, kış da geçiyo
B: Yani?
A: Yani diyorum ki noldu, neredesin? Hala ah ne kadar aşığım vah ne kadar seviyorumlardasın.
B: Sakıncası mı var?
A: Var tabi, bak şöyle bi geriye neler değişmedi. Düşüncelerin aynı mı? Dostların? Hangi bir dostun aynı konumda, kimilerini sildin, kimilerini göklere çıkardın. Yavaş yavaş herkese hak ettiğini veriyorsun eyvallah bişey demiyorum, Kulaklığın kulağına yapıştı lan! Kulaklıksız yürüyemez oldun. O'nun eksikliğini müzikle dolduramadın, O'nun yeri iki kulaklığın arasındaki beyninde değil. Dinleme demiyorum hobi olarak yine dinle. Kilon bile değişti lan! Günde bir öğün sana daha fazlasını veremez zorlama! Hayallerini düşün hayallerin aynı mı kaldı?
B: Hayallerimin senin için bir sakıncası mı var?
A: Var tabi
B: Beğenmiyorsan gidebilirsin demiyorum beğenmiyorsan defol!
A: Hayallerin güzel olabilir ama kandırma kendini bir tane O'nunla beraber olduğun hayalin var mı?
B: O'nun da zamanı gelecek, şuan onlar yasak.
A: Neden yasak çünkü hayal kırıklığından korkuyorsun. Olmayacağını sen de çok iyi biliyosun. Hayallerine onu dahil etmekten bile korkuyosun. Toplasan 3 oldu mu ya da 4 hayallerinde olduğu. Onlar da bile elini tutmaya korkmadın mı! Hayalinde gözlerine ne kadar bakabildin? Ben seni en az senin kadar tanıyorum be adam!
B: Böyle mutluyum ama ben...
A: Mutlusun... Tabi ya çok mutlusun... Çok gördüm ben bu mutluluklarını senin, iyimser, umutlu günlerini gördüm. Polyanna'nın senin yanında eroinman hayat kadını gibi kaldığı günlerini gördüm. Beraber öğrenmedik mi bunlar da geçti gitti. Şuan neredesin. Görmek istemiyosun ama o eroinman Polyanna'dan farkın yok. Sahte şeylerle kendine mutluluk pompalıyosun. Mutlu olmak için taktığın kulaklığı çıkardığında dayak yemiş gibisin görmüyormuyum ben, yalandan çay içerken, kahve içerken aldığın keyifler. Biten çayın ardından neyapacağını bilmeden mal gibi oturmalarını bilmiyor muyum.
B: Ne demeye çalışıyorsun?
A: Tamam dostum çok sevmiş olabilirsin, sevildin mi?
B: Bilemiyorum...
A: Bilemiyorum değil Tahir herşey ayan beyan ortada görmek istemiyorsun! En ufak bir umut ışığı var mı? Yok! üç harfle yazdığıma bakma kocaman bir YOK, en ufak bir umut yok Tahir. Sahip oldukların sadece seni öldüren sevgin, belirsizlikler ve birkaç ucuz hayat dersi.
B: Ne yapmam lazım? Ne demeye çalışıyorsun? Unutayım mı?
A: Unut demiyorum, onu da denedin beceremiyorsun sen eline yüzüne bulaştırıyorsun. Daha keskin birşey, tek seferde çözüm, bak baharı unut belki yarından itibaren sürekli yüz yüze geleceksiniz, onu gördüğünde nasıl ayakta duracaksın?
B: Belki durmama yardım eder!
A: Hay belkini senin! Ne kalın kafalısın ben adam, yok öyle bir dünya! Unut demiyorum, öldür onu, kafasına tek seferde, içinde öldür, bir daha dirilmeyeceksine, sonra da göm içinde senin bile bilmediğin en ucra köşelere. Bunu yaparken sadece onu göm yanına bir çukurda kendin için kazma, çok istiyorsan bir çiçek bırak, biraz su dök ama göz yaşlarından damıtmadığından arkanı dön ve çık içindeki saçma dünyadan!
B: Ama
A: Aması yok, elinde hiçbirşey yok Tahir, ne bir umut ne bir geçmiş. Ne bir geçmişin var ne bir geleceğin, geleceğin olmadan gidecek yerinde yok. Geleceğinde beraber gideceğin bi yer yok Tahir. Yok öyle birşey yok öyle bir yer. Bugüne saplandın kaldın, senin saplandığın bugününün üzerinden mevsimler geçti.
B: Ama gözleri
A: Biliyorum gözlerini, senden daha iyi biliyorum. Unuttun mu biz aynı kişiyiz. Aynı gözlerden aynı gözlere baktık, bakarak masal dinlemeyi beraber öğrendik, bakarak korkmayı beraber öğrendik, bir çift göze bakarak bütün dertleri unutmayı beraber öğrendik, bir çift gözü severek tüm dünyayı beraber sevdik. Sanki ben orada yokmuşum gibi binlerce kez dinledim senden aynı gözleri. Güneşin O'nun gözlerini takip ettiğini, ilk ve son kez ona hislerini anlattığın gün, güneşin gözlerinin yanında nasıl sönük kaldığını, bal kavanozundan güneşe bakar gibi gözlerin ardından güneşi görüşünü binlerce kez dinledim senden, fiziğin bunu açıklayamayacağına beraber kanaat getirdik, ellerinin mükemmeliğini milyonlarca kez... Saçlarını hangi şelaleleri kıskandıracak kadar güzel aktığını beraber düşündük. O gözlerin sahibinin senin için manasını kaç kere dinledim senden, umutlanmadım diye kandırma kendini. O, senin için insan olabilme umuduydu, gerçek mutluluğun umuduydu, dünyaya gelme amacın o gözleri görmekti, insanları sevebilme umuduydu, ağaçları güzelliğini fark etmen için bir umuttu, yaşayabilmek için, yaşayabilmek için diyorum çünkü demek istediğim uyumak, uyanmak, karnını doyurmak, oksijen alıp karbondioksit vermek, işe gitmek, okula gitmek, gereksiz insanlarla gereksiz diyaloglara girip gereksiz selamlaşmalar yaşamak değil sadece senin için kendi isteğince, içine doldurabildiğin kadar, altını çizebildiğin kadar, sevdiğin, hiç bitmesini istemediğin kadar yaşayabilmek umuduydu.
O umudun senin için uyumak, uyanmak, gereksiz insanlarla etrafını doldurmak, gereksiz işler yapmak, yapay mutluluklar üretmek, daha çok işe yaramaz olmak, daha çok hüzün beslemek, beslediğin hüzünlerin mürüvetlerini görüp yeni hüzünler doğurmasını izlemekten başka bi anlam taşımayacak. Bunu ister kabul et ister kabul etme, böyle devam ettikçe hiçbir yere varamayacaksın, ona bir adım bile yaklaşmayacaksın, yaklaşamayacaksın. Olduğun yerde uzaktan bakacaksın, olduğun yerde kalacaksın yolun tam ortasında herşey yanından akıp giderken sen orada çakılıp kalacaksın, sorunu lastiklerde, benzinde, vitesde arama boşa lastik değiştirmeye çalışma tek başına yapamazsın. Ee o da gelip lastikleri değiştirmene yardım etmeyeceğini göre, "değiştirmene yardım edeyim mi?" demeyeceğine göre - ki bunun olmayacağını ikimizde çok iyi biliyoruz- daha da uzatma. Canını acıtacak biliyorum ama SEVİLMİYORSUN, bunu kalın kafana, ince kalbine, uzun sinir hücrelerine, kısa beyin kıvrımlarına, yüksek aptallığına alçak duygularına iyice sok. Evet alçak duyguların, sahip olduğun en alçak şeyler. Kalbinle beraber o alçakların nerede imkansız varsa onu sevdiğini anla artık. Kurtul o alçaklardan. Onun kalbinin tek bir hücresinde, bir mikrobun bir virüsün işgal ettiği yer kadar yerin yok.
A: Za...
B: Zaten sende pek istekli değildin değil mi?
A: Evet!
B: Hahaha bana yapma bari, girme benim de kaygılarım var onunda kaygıları var safsatasını. Bir kere gidip anlattın mı kaygılarını veya dinledin mi kaygılarını. Hoop hemen hareketlenme artık çok geç, geçtik biz o fasılları. Dedim ya sen saplandın kaldın. Sen orada saplıyken biz bu fasılları çoktaaan geçtik. Unut demiyorum, unutamazsın, beceremiyosun da zaten. Ama sınırları belli olan, tek seferde çözüm olacak birşey,Sonunda özgürce gözlerine bakabileceğin, baktıkça utanmayacağın, kaçmak zorunda hissetmeyeceğin birşey. Ve ne kadar çabuksa yapabiliyorsan yap. Bırak artık sevda masalını, ben uzaktan da severim yalanını hem böyle acıtmıyorda teranesini. Artık Yap!
A: ...
B: ...
A: Birşey sorucam biz böyle konuşuyoruz ya senle, ben şizofren miyiz?
B: Ne alakası var gerizekalı sen olsan olsan şizoid olursun! Bunlar senin içine not düşüpte tekrar göz atmaya korktukların
Şub 5
Şub 5
3 yorum
Şub 5
4 yorum
Şub 5
2 yorum
Şub 5
3 yorum